Kısa cevap
Türkiye'de masrafı karşılayamayan kişi için birbirine karışan kurumlar var. Hukuk davalarında ikisi öne çıkar: baro adli yardımı (ücretsiz avukat görevlendirmesi, başvuru yeri baronun adli yardım bürosu) ve HMK m.334-340 adli yardımı (harç ve yargılama giderlerinden geçici muafiyet, başvuru yeri davaya bakan mahkeme). Ceza davalarında ise ayrı bir yol işler: CMK m.150 zorunlu müdafilik, ücreti önce devletçe karşılanan bir savunma avukatı sağlar. Genel kural bu; hangisinin uygun olduğunu somut durumda avukat değerlendirir.
Avukat parası ya da dava harcı, hakkını aramak isteyen birinin önündeki en sessiz engellerden biridir. Çoğu kişi "param yok, o zaman dava da yok" diye düşünür ve geri çekilir. Oysa Türk hukukunda bunun için iki ayrı yardım kurumu var.
Burada en çok kafa karıştıran nokta şu: bu iki kurum birbirinden farklı, başvuru yerleri farklı ve bazen ikisine birden ihtiyaç olur. Bu sayfa o ayrımı sade dille çözmek için yazıldı. Korkmanıza gerek yok; sadece doğru kapıyı bilmeniz yeterli.
Bir not: harcın kendisinin ne kadar olduğunu dava nasıl açılır sayfasına, sürecin genel mantığını ise hukuki süreç okuryazarlığı sayfasına bıraktım. Burada odak tek şey: parası yetmeyen ne yapabilir.
Adli yardım tam olarak nedir?
Adli yardım, maddi gücü yetmeyen kişinin hak aramasını kolaylaştıran iki ayrı destek mekanizmasının ortak adıdır. Birincisi ücretsiz avukat, ikincisi harç ve gider kolaylığıdır. İkisi farklı kanunlarda düzenlenir.
Adli yardım dendiğinde aslında iki şeyden bahsedilir. Çoğu insan bu ikisini tek şey sanır.
Birincisi baro adli yardımı. Burada size bir avukat ücretsiz görevlendirilir. Dayanağı 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.176-181'dir.
İkincisi HMK adli yardımı. Burada avukat verilmez; dava harcı ve yargılama giderlerinden geçici muafiyet tanınır. Dayanağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334-340'tır.
Yargılama gideri, bir davanın yürütülmesi için ödenen harç, gider avansı, bilirkişi ücreti gibi kalemlerin tümüne verilen addır. İşte mahkeme adli yardımı bu yükü erteler.
Baro adli yardımı ile mahkeme adli yardımı arasındaki fark ne?
En kısa fark şu: biri size avukat verir, diğeri masraftan geçici muaf tutar. Hangisinin lazım olduğu sizin ihtiyacınıza bağlıdır.
Düşünün ki bir davanız var. İki ayrı sorun olabilir.
Birinci sorun: dilekçeyi yazacak, duruşmaya girecek, sizi temsil edecek avukatınız yok ve tutacak paranız da yok. Bu durumda muhatabınız baronun adli yardım bürosudur.
İkinci sorun: belki avukatınız var ya da gerekmez, ama mahkemeye ödenecek harç ve gider avansını karşılayamıyorsunuz. Bu durumda muhatabınız davaya bakan mahkemedir.
Bazı dosyalarda ikisi birden gerekir. Hem temsil edecek avukatınız yoktur hem de harcı ödeyemezsiniz. O zaman hem baroya hem mahkemeye ayrı ayrı başvurmak gündeme gelebilir. Biri diğerinin yerini otomatik tutmaz.
Çoğu zaman gözden kaçan nokta burada. İnsanlara genelde "adli yardıma başvur" denir ama hangisine başvurulacağı söylenmez. Yanlış kapıya giden kişi "bana yardım edilmedi" diye döner; oysa eksik olan tek bir başvuruydu.
Bu karışıklığın bir sebebi de iki kurumun aynı ismi taşımasıdır. İkisine de "adli yardım" denir. Ama biri Avukatlık Kanunu'nda, diğeri Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alır. Aynı isim, iki farklı kapı. Akılda tutması kolay olsun diye şöyle düşünebilirsiniz: avukat eksikse baro, para eksikse mahkeme.
Ceza davasında zorunlu müdafi nedir?
Şimdiye kadar anlatılan iki kurum hukuk davaları içindi. Ceza davalarında ise ayrı bir yol işler: zorunlu müdafilik. Dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150'dir.
Buradaki mantık şu: bir kişi şüpheli ya da sanık konumundaysa ve avukatı yoksa, talebi üzerine baro bir müdafi, yani savunma avukatı görevlendirir. Bazı hâllerde talep bile aranmaz; kişi çocuksa, kendini savunamayacak ölçüde engelliyse ya da sağır-dilsizse müdafi kendiliğinden atanır. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda da müdafi zorunludur.
Bu avukatın ücreti başlangıçta devlet tarafından karşılanır. Ancak yargılama sonunda kişi mahkûm olursa, bu ücret yargılama gideri olarak ondan geri istenebilir. Yani zorunlu müdafilik her zaman tümüyle ücretsiz değildir; sonuca bağlı olarak gider doğurabilir.
Önemli ayrım şu: baro adli yardımı (Avukatlık K. m.176-181) ekonomik gücü yetmeyen kişiye hukuk davaları için avukat sağlar; zorunlu müdafilik (CMK m.150) ise ceza sürecinde, gelir şartına bağlı olmaksızın savunma hakkını güvence altına alır. Hangisinin sizin durumunuza uyduğunu somut olarak bir avukat değerlendirir.
Hangi yardım türü için nereye, hangi belgeyle başvurulur?
Aşağıdaki tablo iki kurumu yan yana koyar. Amaç hangi kapının size uygun olduğunu tek bakışta görmenizdir.
| Yardım türü | Ne sağlar | Başvuru mercii | Dayanak | Tipik istenen belgeler |
|---|---|---|---|---|
| Baro adli yardımı | Ücretsiz avukat görevlendirmesi | Baronun adli yardım bürosu | Avukatlık K. m.176-181 | Kimlik, ikametgah, muhtarlıktan muhtaçlık belgesi, gelir belgesi (bazı barolarda mal bildirimi) |
| Mahkeme adli yardımı (HMK) | Harç ve yargılama giderlerinden geçici muafiyet | Davaya bakan mahkeme | HMK m.334-340 | Mahkemeye sunulan talep ve gelir/mal durumunu gösteren belgeler |
Tablodaki belge listesi tipik durumu gösterir, kesin liste değildir. Hangi belgenin isteneceği barodan baroya ve dosyadan dosyaya değişebilir. Bu yüzden başvuru öncesi ilgili büroya ya da mahkeme kalemine sormak en sağlıklı yoldur.
Muhtaçlık belgesi, kişinin geçimini sağlamakta zorlandığını gösteren ve genellikle muhtarlıktan alınan belgedir. Gelir belgesi ise maaş, emekli aylığı gibi düzenli geliri ya da gelirsizliği belgeler.
Belgeleri toplamak gözünüzü korkutmasın. Çoğu muhtarlıktan, e-Devlet'ten ya da bağlı olduğunuz kurumdan kısa sürede alınabilir. Eksik belgeyle başvuru yapılırsa genellikle tamamlama için süre verilir; başvurunuz tek bir eksik yüzünden kapanmaz.
Bir uyarı: muafiyet sözcüğü tam doğru değil. Mahkeme adli yardımı çoğu zaman erteleme anlamına gelir. HMK m.339'a göre, geçici olarak ödenmeyen giderler dava sonunda haksız çıkan taraftan veya koşullar oluşursa kişinin kendisinden sonradan istenebilir. Bunu somut dosyada avukatla netleştirmek gerekir.
Başvurudan sonra süreç nasıl ilerler?
Başvuru sonrası süreç ilgili merciin gelir ve mal durumunu değerlendirmesiyle ilerler. Sonuç kabul ya da ret olur; ret halinde itiraz yolu açıktır.
Aşağıdaki şema iki ayrı kapıyı tek görselde gösterir. Sizin durumunuzun hangisine ya da hangilerine uyduğunu somut olarak bir avukat değerlendirir.
İhtiyacı belirleyin
Avukat mı lazım, harç muafiyeti mi, yoksa ikisi de mi
Avukat için baroya gidin
Baronun adli yardım bürosuna belgelerle başvuru (Avukatlık K. m.176-181)
Harç için mahkemeye başvurun
Davaya bakan mahkemeden adli yardım talebi (HMK m.334-340)
Değerlendirme ve sonuç
Gelir/mal durumu incelenir; kabul ya da ret kararı verilir
Ret halinde itiraz
Mahkeme reddine bir hafta içinde itiraz (HMK m.337); itiraz üzerine verilen karar kesindir
Süreçte acele edilmesi gereken tek nokta itiraz aşamasıdır. Mahkeme adli yardımı reddedilirse, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilmelidir (HMK m.337); itiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu yüzden ret geldiğinde beklemeden hareket etmek, gerekirse bir avukata danışmak yerinde olur.
Bir başka rahatlatıcı nokta: adli yardım talebi davanın başında reddedilse bile, durumunuz sonradan değişirse yeniden talep gündeme gelebilir. Örneğin işinizi kaybeder ve geliriniz kalmazsa, yargılama sürerken mahkemeden tekrar adli yardım istemek mümkün olabilir. Yani ilk ret, kapının sonsuza dek kapandığı anlamına gelmez. Bu olasılığın sizin dosyanızda geçerli olup olmadığını avukat değerlendirir.
Gerçek bir durumda bu nasıl görünür?
Aşağıdaki anonim örnek kişiye özel bir tavsiye değil, sadece iki kurumun nasıl iç içe geçebildiğini gösteren bir resimdir.
Bir kişi eşinden boşanmak istiyor ama evden ayrıldığından beri hiçbir geliri yok. Avukat tutacak parası da, mahkeme harcını ödeyecek imkanı da yok. Tek başına ne yapacağını bilmiyor ve "param yoksa dava da açamam herhalde" diye düşünüyor.
Burada aslında iki ayrı eksik var. Birincisi temsil: davayı yürütecek avukatı yok. İkincisi masraf: açılış harcını ödeyemiyor. Tek bir başvuru bu iki eksiği birden kapatmaz.
Bu tablodaki bir kişi için genel mantık şöyle işler. Avukat ihtiyacı için bulunduğu ilin barosunun adli yardım bürosu, harç ve gider yükü için ise boşanma davasına bakacak aile mahkemesi muhatap olur. Boşanma sürecinin kendi adımlarını boşanma süreci sayfasında ayrıca anlattım.
Bu kişinin somut durumunda hangi başvurunun, hangi sırayla ve hangi belgelerle yapılacağını değerlendirmek bir avukatın işidir. Buradaki amaç sadece "kapı kapalı değil" demek.
Bu örnekte boşanma davası seçildi ama mantık her dosya için aynıdır. İşçilik alacağı, miras, tazminat, kira uyuşmazlığı; hangi konu olursa olsun temel soru iki tanedir. Birincisi, beni temsil edecek avukatım var mı? İkincisi, mahkemeye ödenecek harcı karşılayabiliyor muyum? Bu iki sorunun cevabı, hangi kapıya ya da kapılara gideceğinizi belirler. Geri kalan ayrıntıları somut dosyada bir hukukçu çözer.
Bu sayfanın sınırı nerede?
Bu sayfa yalnız iki adli yardım kurumunu anlatır; dilekçe ya da belge hazırlamaz. Hak aramanın önündeki para engelini kaldırmanın yollarını gösterir, o kadar.
Adli yardım başvurusu için dilekçe ya da belge hazırlanması gerekebilir. Bu belgelerin içeriği başvurunun türüne ve kişinin durumuna göre değişir; bu not yalnız genel çerçeveyi anlatır.
Harç tutarlarının kendisi, hangi davada ne kadar harç ödendiği gibi sayısal bilgiler bu sayfanın konusu değil; onları dava nasıl açılır sayfasına bıraktım. Avukatınızı baro yoluyla değil de kendiniz seçecekseniz, seçim kriterleri de ayrı bir rehberin konusu.
Aklınızda tutmanız gereken tek cümle şu: parası yetmediği için hak aramaktan vazgeçmek çoğu zaman gereksizdir. İki ayrı kapı var, doğru olanı bulmak için bir avukata ya da baronun adli yardım bürosuna sormak yeterli. Sormak ücretsizdir ve sizi hiçbir şeye bağlamaz.
Özet
- İki ayrı kurum var: baro adli yardımı ücretsiz avukat verir; mahkeme adli yardımı harç ve gideri erteler.
- Avukat lazımsa baronun adli yardım bürosu, harç ödeyemiyorsanız davaya bakan mahkeme muhatap olur.
- Bazı dosyalarda ikisine de ayrı ayrı başvurmak gerekebilir; biri diğerinin yerini tutmaz.
- Tipik istenen belgeler kimlik, ikametgah, muhtarlıktan muhtaçlık belgesi ve gelir belgesidir; liste barodan baroya değişir.
- Mahkeme adli yardımı muafiyet değil erteleme sayılır; dava kazanılırsa giderler sonradan tahsil edilebilir (HMK m.339).
- Ceza davalarında ayrı bir yol vardır: CMK m.150 zorunlu müdafiliği, gelir şartına bağlı olmadan savunma avukatı sağlar; ücret önce devletçe karşılanır.
- Mahkemenin adli yardım reddine karşı bir hafta içinde itiraz edilebilir (HMK m.337); süreç orada bitmez.
Sık sorulan sorular
Avukat tutacak param yoksa ne yapabilirim?
Bulunduğunuz ildeki baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz. Ekonomik gücü yetmeyenlere ücretsiz avukat görevlendirilmesi 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.176-181'de düzenlenir. Tipik olarak kimlik, ikametgah, muhtaçlık belgesi ve gelir belgesi istenir. Liste ve değerlendirme barodan baroya değişebilir.
Adli yardım ile baro adli yardımı aynı şey mi?
Hayır, bunlar iki ayrı kurumdur ve sık karıştırılır. Baro adli yardımı size ücretsiz avukat görevlendirir. HMK m.334-340 adli yardımı ise harç ve yargılama giderlerinden geçici muafiyet sağlar, avukat vermez. Bazı dosyalarda ikisine de ayrı ayrı başvurmak gerekebilir.
Dava harcını ödeyemiyorsam dava açabilir miyim?
Mahkemeden adli yardım talep ederek harç ve gider ödemeden davayı yürütme imkanı vardır. Bu talep, davaya bakan mahkemeye yapılır ve HMK m.334-340'a dayanır. Mahkeme gelir ve mal durumunuzu değerlendirir. Kabul edilirse harçlar ertelenir; reddedilirse karara itiraz edilebilir.
Adli yardım için hangi belgeler gerekiyor?
En sık istenenler kimlik, ikametgah belgesi, muhtarlıktan alınan muhtaçlık belgesi ve gelir durumunu gösteren belgelerdir. Bazı barolar mal bildirimi de ister. Kesin liste hem başvurduğunuz baroya hem de baro mı mahkeme mi olduğuna göre değişir; başvuru öncesi ilgili büroya sormak en sağlıklısıdır.
Adli yardımla açılan davayı kazanırsam masrafları geri öder miyim?
Mahkeme adli yardımı bir muafiyet değil, ertelemedir. HMK m.339'a göre adli yardımdan yararlananın ödemekten geçici olarak muaf tutulduğu giderler, dava sonunda haksız çıkan taraftan veya koşullar varsa kişinin kendisinden tahsil edilebilir. Bu nüans somut dosyada avukatla netleştirilmelidir.
Adli yardım başvurum reddedilirse ne olur?
Süreç orada bitmez. Mahkemenin adli yardım talebini reddine karşı, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde aynı mahkemeye itiraz edilebilir (HMK m.337); itiraz üzerine verilen karar kesindir. Baro adli yardım bürosunun ret kararına karşı da baro yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Süreler kısa olduğundan, ret tebliğ edildiğinde vakit kaybetmeden hareket etmek gerekir.
Ceza davasında param yoksa avukat verilir mi?
Evet. Ceza sürecinde şüpheli veya sanık avukat tutamıyorsa, talebi üzerine baro bir müdafi (savunma avukatı) görevlendirir (CMK m.150). Çocuk, kendini savunamayacak ölçüde engelli veya sağır-dilsiz kişilere ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda talep aranmadan müdafi atanır. Bu avukatın ücreti önce devletçe karşılanır; kişi mahkûm olursa ücret yargılama gideri olarak sonradan istenebilir.
Dayanak
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.334-340 (adli yardım, yargılama giderlerinden muafiyet)
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, m.176-181 (baro adli yardımı)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.150 (zorunlu müdafi; ceza davasında savunma avukatı)
Son kontrol:
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Süreler ve kurallar değişebilir; somut durumunuz belgelerinizle birlikte değerlendirilmelidir.
İlgili bilgi notları
Hukuki süreç okuryazarlığı ve ilk adımlarResmi bir evrak elinize geçti ama ne olduğunu çözemiyor musunuz? Türk hukuk süreçlerinin sade haritası: dava, icra, itiraz, süre ve nereden başlanacağı.
Dava nasıl açılır, harçlar ve aşamalarDava açma adımları, 2026 harçları (başvurma + nispi, 1/4 peşin), dilekçe, cevap süresi 2 hafta ve dava aşamaları sade dille anlatılıyor.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma süreciAnlaşmalı ve çekişmeli boşanma arasındaki fark, anlaşmalı için 1 yıllık evlilik şartı, protokol ve hâkimin tarafları dinlemesi sade anlatımla.
